Hindistan yapımı olan bu filmde hayatımızın öylesine içinden görüntüler izliyoruz ki; bu benzerlik bizi filmin içine çekiyor. İşkolik bir...

Her Çocuk Özeldir !

/
0 Comments
Hindistan yapımı olan bu filmde hayatımızın öylesine içinden görüntüler izliyoruz ki; bu benzerlik bizi filmin içine çekiyor.
İşkolik bir baba, hayatını ailesine adamış bir anne ve çalışkan bir kardeş. Herkes hayatın yoğun ve yorucu akışına kapılmış yaşıyor. Bu ailenin en küçük bireyi Ishaan. 8 yaşında ve hayatın akışına ters giden cesur bir çocuk.
Hindistan yapımı olan bu filmde hayatımızın öylesine içinden görüntüler izliyoruz ki; bu benzerlik bizi filmin içine çekiyor.
İşkolik bir baba, hayatını ailesine adamış bir anne ve çalışkan bir kardeş. Herkes hayatın yoğun ve yorucu akışına kapılmış yaşıyor. Bu ailenin en küçük bireyi Ishaan. 8 yaşında ve hayatın akışına ters giden cesur bir çocuk.
ishaan
Sıradışı Bir Dünya
Ishaan, her çocuk gibi özel biri. Dünyası öyle sıradışı ki, yorgun insanların bunu anlamasına imkan yok.  Ishaan okuma yazmada güçlük çekiyor. Bu da onun öğretmenlerinin ve ailesinin baskısının altında ezilmesine sebep oluyor.  Babası bir nevi ceza vermek niyetiyle Ishaan’ı yatılı okula gönderiyor.  Ishaan , bu okulda kendisini o kadar yalnız hissediyor ki, resim yapmayı, merakla etrafını seyretmeyi, kısacası kendisini bırakıp içine kapanıyor.
Bir öğretmen çıkageliyor ve Ishaan’ın elinden tutuyor. Ishaan’daki disleksi hastalığının farkına varıyor.  Ishaan’a özel öğretim yöntemleri kullanarak okuma yazma öğretiyor. Ishaan’ın içindeki yeteneği ortaya çıkartıyor. Onun öğretmenleri ile anlaşarak Ishaan’ın sınavlarını sözel olarak gerçekleştirmesini sağlıyor. Böylece Ishaan’ın başarı çizelgesi yükselişe geçiyor.
Çocukta  yavaş öğrenme gibi bir problem ortaya çıktığında ilk yapılması gereken sorunun kaynağına ulaşmak ve özel ilgi göstermektir.  Yavaş öğrenme, çocuktaki zeka geriliğinin belirtisi olamaz. Aksine çocuğun içerisinde bir deha saklı yatıyor olabilir. Çocuğun içerisindeki potansiyeli ortaya çıkartabilmek için onun ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkartmalıyız. Böylece çocuğun özgüveni de gelişir ve gelecekteki öğrenmeler için temeli oluşturur.
Dünya üzerinde büyük değişimler gerçekleştirmiş insanların her biri hayata bambaşka bir açıdan bakmayı becerebilen kişilerdir. Onların sınırları yoktur. Bu özgür ruhların katı bir okul disiplini içerisine hapsedilmemesi gerekmektedir. Dünyamızı aydınlatacak olan ışık böyle özgür ruhlu yüreklerde yatmaktadır. Bu özgür ruhlu bireyler çocuklarımızdır. Yani her çocuk meraklı bir bilim insanıdır. Onların sorularına kulak verelim ve kendilerini ifade etmelerine imkan tanıyalım.
Çocukları bir ağacın dallarına benzetebiliriz. Her dal birbirinden farklı olduğu gibi dalların taşıdığı yapraklar da birbirinden farklıdır. Bütün dalların bireysel özelliklerini koruyarak bunları birleştiren, insanlığı göklere  yükselten bu ağacın gövdesini elbette ki eğitim oluşturacaktır.

Nihal OKUR


You may also like

Hiç yorum yok: