Avery Corman’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmi yönetmenliğini Robert Benton yapıyor. Bad Company (1972), Places in the Heart ...

Kramer vs. Kramer I Film İncelemesi

/
0 Comments
Avery Corman’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan filmi yönetmenliğini Robert Benton yapıyor. Bad Company (1972), Places in the Heart (1984) ve Nobody's Fool (1994) filmlerine de imza atan Robert Benton’un en çok ses getiren filmi “Kramer vs. Kramer” ölmüştü. 9 dalda Oscar’a aday olan film, “En İyi Film” dahil toplam 5 ödül kazanmıştı. 

Aile bağlarını ve ikili ilişkilerin mücadeleci yapısını ortaya koyan filmin hikayesi aslında çok klişe fakat gerek anlatılış şekli gerekse oyunculuklar performansları ile ilginç hale gelmiş. “Çocuk nasıl yetiştirilir?” ve “aile ilişkileri nasıl olmalıdır?” gibi basit mesaj vermektense yaşanılan bir olay üzerinden bu durum karşısından ortaya çıkan duyguların hoş bir şekilde yansıtıldığını görüyoruz. Çocuğun, aile ve toplumdaki yerini ele alan bir kaç filmi daha önce incelemiştik. Dardenne kardeşilerin Le fils (2002), L'enfant (2005) ve Le gamın au vélö (2011) filmlerinde, günümüz “modern” toplumun çocuk ve aile ile olan ilişkisini gözler önüne sermişti. “Kramer vs. Kramer” ile karşialştirdiğimızda aslında sinemada çocuğun artık farklı şekillerde ele alındığını görürüz. “Kramer vs. Kramer” 1980’lerin aile ve toplum yapısına uygun olarak hazırlanmış bir film olduğunu hemen anlıyoruz. Son dönem aile içerikli filmlerle karşılaştırdığınız zaman bazı davranış biçimlerinin değiştiğini göreceksiniz. Buna rağmen bazı hukuki tartışmaların ve ebeveynler arasındaki menfaat savaşlarının da pek değişmediğini görüyoruz. 

Aile yapısı derinlemesine ele alınırken, terk etme, boşanma ve geri dönme gibi kısır döngünün izlerini günümüzde de görmek mümkün. Boşanma süreci ve beraberinde getirdiği acı-tatlı olaylar abartıya kaçılmadan anlatılmış. Filmin en önemli özelliklerinden birisi de naif ve gerçekçi olması. Zor bir konuyu ele almasına rağmen duygu sömürüsü yapmamış ve gerçekleri olduğu gibi yansıtmıştır. Filmde hafif romantik-komedi Hollywood süslemeleri olsa da Meryl Streep ve Dustin Hoffman gibi iki yetenekli oyuncu işin sulandırılmasına izin vermemiş. Filmin eksilerine gelecek olursak; terk edilme ve ayrılık süreci yaşanıldığı sahnelerde olaylar akışına bırakılmış. İkili ilişkiler eş geçilerek konu direk çocuğun ne olacağına bağlanılmış. Ayrılık aşamasında Ted Kramer ve Joanna Kramer’in tekrar biraya gelmek için hiç çaba göstermemesi çok tuhaf olmuş. “Gidiyor musun? iyi hadi eyvallah” tarzında olmuş ki; bu 1980’lerin aile yapısını yansıtmıyor. Bu açıdan kanu çabuk bir şekilde geçiştirilmiş ve “bu çocuğun hali ne olacak?” sorusuna getirilmiş. 

Filmin ilginç ayrıntılarına da yer verelim. Dustin Hoffman (Ted Kramer) filmin çekim sürecinde gerçekten de karısından boşanama aşamasında olması da filmin ilginç ayrıntılarından bir tanesi. Bu filmi başarısında Dustin Hoffman’ın katkısı büyüktür. Ünlü dondurma sahnesi Dustin Hoffman ve Justın Henry tarafından doğaçlama olarak oynanmış ve yönetmen sahneyi beğenince filme koymuş. Justin Herry şimdiye kadar (2014) Oscar’a aday gösterilmiş en genç oyuncu olduğunu da hatırlatalım. Little Miss Sunshine (2006) filminin küçük civcivi Abigail Breslin, (civcivliği kalmadı artık) aday gösterildiğinde 10 yasındaydı. Justin Herry ise 9. Sonuç olarak; Meryl Streep ve Dustin Hoffman görmek için bile izlenilmesi gereken bir film.


You may also like

Hiç yorum yok: